Sayfa: [1]   Aşağı git
Bu Konuyu GönderYazdır
Gönderen Konu: devrek in geçmişi  (Okunma Sayısı 2482 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
cenk123
cenk cöbek
Yeni Üye
*

Karma +0/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 14


« : 11 Haziran 2009, 16:31:31 »

 DEVREK TARİHİ

GİRİŞ

    Devrek yöresi, önemli uygarlık merkezlerinden uzakta kalan coğrafi konumu ve denizin ile iç kesimlerle bağlantısını engelleyen doğal yapısı dolayısıyla, önemli olayların ve kitleleri etkileyen ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasi gelişmelerin uzağında kalmıştır. Bu yüzden, yörenin tarihi ile ilgili olarak çok fazla belge ve eser bulmak mümkün görünmemektedir.

    Devrek yöresinde, yörenin tamamını içine alan bir tarama kazı yapılmamıştır. Bununla birlikte Doç. Dr Güngör KARAUĞUZ tarafından yörede yapılan yüzey araştırmaları, Devrek yöresinde yaklaşık 5000 yıl öncesine ait uygarlık izlerinin varlığını ortaya koymuştur.

    Devrek çayının taşımacılığa uygun olmaması ve vadide geniş düzlüklerin bulunmaması dolayısıyla, yöredeki yerleşmeleri küçük köyler biçiminde düşünmek gerekmektedir.

    Devrek yöresindeki ilk siyasi otoritenin varlığı ile ilgili olarak henüz yeterli bilgiye sahip değiliz. Daha çok Kızılırmak yayının doğusunda gelişen Hitit egemenliğinin güney ve batı yönünde geliştiği dikkate alınırsa Devrek yöresinin Hitit egemenliğine girmiş olması hiçbir şekilde düşünülemez. Yine Hititler döneminde Paflagonya yöresine egemen olduğu kabul edilen Palla’ların ülke ve egemenlik sınırlarının nerelere kadar uzandığı bilinmemektedir. Aynı şekilde bu yörede egemenliğinden söz edilen Gaşkaların gerçekte bu yöre ile hiç bir ilişkisi olmamıştır.

FRİGLER VE SONRASI

    Yöredeki yerleşmelerin büyük ölçüde Frigler döneminde gerçekleştiği ve Frig egemenliğinin bu yöreyi de içine aldığı genellikle kabul edilmektedir. Heredot Tarihi’nde bütün bu yörenin Mariandyn ülkesi olarak gösterilmesi ve yöre halkından sadece Mariandynler olarak söz edilmesi Mariandynlerin bir süre sonra yörede hakim unsur olarak görüldüğünü ortaya koymaktadır.

    Frig devletinin yıkılmasında (M.O. 676) birinci derecede etkili olan Kimmerlerin Sinop- Gordion arsında izledikleri yol tam olarak bilinmemekle birlikte, şehirlere yönelik bu yağma ve talan yolculuğu sırasında bu yöreye hakim oldukları şeklindeki geleneksel söylentinin doğru olma ihtimali görünmemektedir.

LİDYA VE PERSLER DÖNEMİ

    Devrek yöresi Krezüs döneminde Lidya’nın hâkimiyetine geçmiştir. Frigler ve Lidyalılar döneminde, tarihte 2. kolonizasyon hareketi olarak bilinen ticari amaçlı yerleşimler döneminde (M.O. 750-550) Yunan Megaralılar Ereğli’ye, Teionlar Filyos’a, Miletoslar de Amasra’ya yerleşmişlerdir. Bu yerleşimler Filyos çayı ve Bartın çayı ağızlarından iç kesimlere doğru gelişmiştir.

Perslerin Lidya devletine son vermesiyle Devrek yöresi Pers İmparatorluğuna katılmış oldu. Kuzey Anadolu kıyıları, dolayısıyla Paflagonlar ve Mariandinler Daskleion satraplığına (valiliğine) bağlanmıştır.

HELENİSTİK DÖNEM

    İskender’in Anadolu seferi sırasında Paflagonya’dan gelen bir elçi kurulu İskenderin huzuruna gelerek, ordusuyla memleketlerine girmemesi kaydıyla onun egemenliğini kabul ettiklerini bildirdiler(M.Ö.333). İskender’in ölümünden sonra tüm Anadolu toprakları Seleukos krallığı sınırları içinde kaldı. Ancak Seleukos’un M.Ö. 280 yılında öldürülmesi üzerine krallık toprakları üzerinde yeni ve daha küçük krallıklar kuruldu. Bu dönemde Bartın Çayının batısında kalan topraklarda Bitinya Krallığı kurulmuştur. Devrek yöresi de bu krallığın sınırları içinde kalmıştır.

ROMA VE BİZANS DÖNEMİ

    Roma yayılmacılığı karşısında direnemeyen Anadolu krallıkları birer birer Roma egemenliğine katıldılar. Bitinya Krallığı da M.Ö. 74 de Roma toprakları arasına katılmıştır. Roma İmparatorluğunun 395 de ikiye ayrılmasından sonra Devrek yöresi de Bizans’ İmparatorluğunun toprakları içinde kalmıştır.

DEVREK YÖRESİNİN BİRİNCİ FETHİ

    Malazgirt zaferini izleyen yıllarda Anadolu’ya doğru başlayan büyük istila hareketinin Kuzeybatı Anadolu yöresinde nasıl geliştiğini tam olarak bilmiyoruz. Ancak, Paflagonya’lı bir aileden olan Aleksis Komnenos’un Ereğli’ye giderken Baba Dağlarında (veya Ereğli’de) Bizanslıları takip eden Selçukluların saldırısına uğraması Devrek yöresinin de bu dönemlerde (1074) istila edilmiş olabileceğini düşündürmektedir. Ancak bu istila hareketinin yerleşme biçiminde olmadığı da muhakkaktır. 

    Sonraki yıllarda Paflagonya yöresinde Süleymanşah adına fetihlerde bulunan Emir Karatekin, Kastamonu ve Çankırı yörelerinde elde ettiği başarılarla, Batı Karadeniz kıyılarının fethi için köprübaşını tutmuştur. Bu fetihler sırasında Emir Karatekin’ in arkadaşı Osman tarafından fethedilen Eflanus (Samsun/Osmancık) Karabük Eflani zannedildiği için bu yörenin de Emir Karatekin tarafından fethedildiği sanılmıştır.

    Bu fetih veya istila hareketi sırasında Türk boylarının Anadolu’da Karadeniz ile Çanakkale Boğazı, Ege Denizi, Doğu Akdeniz ve Antalya körfezine kadar yayıldıkları genel olarak kabul edilmektedir.  Bizans İmparatorunun 1081 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Süleymanşah’la yapmış olduğu Dragos anlaşması ile anlaşmaya adını veren suyun (Kocaeli) doğusunda kalan tüm Anadolu topraklarını en azından şeklen Türklere bırakmış göründü. Böylece başlangıç olarak kimi yöreler için geçici de olsa Anadolu’nun fethi, bu arada tabii ki Devrek yöresinin de fethi tamamlanmış oldu. Bu fetih sırasında Türkmenlerin (göçebe Türkler) Devrek yöresine geldiklerini kabul ediyoruz.

DEVREK’İN TEKRAR BİZANS EGEMENLİĞİNE GİRMESİ

    İlk Haçlı seferi, doğrudan Türkiye Selçuklu Devleti üzerine düzenlenmemiş olmasına rağmen, Anadolu’da düzeni bozmuş ve Türkiye Selçuklu devletini zayıflatmıştı. Bu sonuçtan yararlanan Bizans İmparatorluğu, bütün Adalar Denizi kıyılarına hakim olduğu gibi, Trabzon’a kadar Karadeniz kıyılarına da sahip olarak Türkleri tüm kıyılardan içerilerdeki yaylalara doğru çekilmeye zorlamıştır.

    Bu geri çekilme hareketi sırasında doğal olarak Devrek yöresi de Türklerin elinden çıkmış ve artık Bizans’ın elinde olan Bolu ile Gerede, Kuzeybatı Anadolu’da yeni Selçuklu-Bizans sınırını teşkil eder konuma gelmiştir.

DEVREK YÖRESİNİN İKİNCİ KEZ FETHİ

    Miryakefalon Savaşının (1176) Bizans üzerinde meydana getirdiği büyük tahribattan ve taht kavgalarından yararlanan Selçuklu Türkleri, Batı yönünde olduğu gibi kuzey yönünde de fetihlerde bulunmuşlardır. Ankara Meliki Muhiddin Mesud da Kastamonu taraflarında Bizanslılara karşı bir buçuk yıl gaza yaptı; pek çok esir aldı. Muhiddin Mesud’un bu seferleri sırasında uzun süren bir kuşatma sonucunda Dadybra’yı (Safranbolu) ve ardından da Krateia (Gerede) ve Claudiopolis’i (Bolu) aldı.

    Dönemin tanıklarından Bizanslı tarihçi Nicetas Khoniates’in Dadybra’nın fethi sırasında Devrek’i çevreleyen dağlardan “Babadağı” diye söz etmesi ve Dadybra’nın yardımına gelen bir Bizans birliğinin Babadağı’nda Türkler tarafından pusuya düşürülmesi, Devrek’in de aynı tarihlerde (1196), hatta bu tarihten önce alınmış olduğuna ve üstelik de Türkleştirilmiş olduğuna kanıt olarak gösterilmektedir.

CANDAROĞULLARI DÖNEMİ

    Anadolu Selçuklu Devletinin yıkılması sonrasında Devrek yöresinin konumu biraz belirsiz gibi görünse de genel olarak bu yörenin Candar-oğullarının egemenliği altında olduğu kabul edilmektedir. 16. yüzyıl kayıtlarına göre Hızırbeyili yöresi (Devrek-Çaycuma) Bedil köyünde Candar-oğulları zamanından kalma Hasan Şeyh zaviyesinden bahsedilmesi, bu yöredeki Candar-oğulları egemenliğinin varlığını hiçbir şüphe bırakmayacak şekilde ortaya koymaktadır.

 OSMANLI DÖNEMİ

    Devrek yöresi, Yıldırım Beyazıt’ ın Anadolu Türk Birliğini kurma politikası dâhilinde Candaroğulları Beyliğini ortadan kaldırmasıyla 1392 yılında Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştır. Devrek yöresinin Osman Gazi’nin silah arkadaşlarından Hızır Bey tarafından fethedildiğine ilişkin iddia; Devrek yöresinin eski adı olan Hızırbey İli adı ile Hızır Bey adının ilişkilendirilmesinden kaynaklanmaktadır. 

OSMANLI KAYNAKLARINDA DEVREK

    Osmanlı İmparatorluğu’nda Bolu Sancağına bağlı olan Devrek yöresinin Osmanlı kaynaklarında adı ilk kez 1519 yılı kayıtlarında geçmektedir. Bolu sancağının, daha önceki yüzyıllara ait tahrir kaydı olmadığından o devirlerin idari yapısı hakkında kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Dolayısıyla Devrek için de aynı şekilde daha önceki yıllar hakkında bir şey söyleyemiyoruz.

    Devrek 1519 tahririnde 60 hane, 1568 tahririnde 118 hane nüfusu bulunan bir köy olarak kaydedilmiştir.

Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Bu Konuyu GönderYazdır
 
Gitmek istediğiniz yer: